CVZ Dergi

Yılların Gizlediği Eserler

200 sene önce resmedilmiş bir portre, nasıl bugün çekilmiş gibi olur? 

Julian Bumgartner gibi kendini bu işe adamış konservatörler sayesinde, geçmişimizin bir parçası olan eserlerin keyfini çıkarabiliyoruz. Chicago’nun en eski restorasyon stüdyosu olan Baugmartner Fine Art Restoration stüdyosunda çalışan Julian, görevini babasından devraldı. Yaklaşık 20 yıldır sanat danışmanlığı yapan Julian, mesleğine yeni bir bakış açısı getirerek ilgileri üzerine çekmeyi başardı. 2016 yılından bu yana İnstagram’da paylaştığı kısa restorasyon videoları birçok kişinin dikkatini çekmekle beraber, mesleğinin zorluğuna ve önemine dikkat çekti. Yayınladığı youtube videolarında da görüldüğü üzere her resim için günlerini harcayan Julian, vaktini geçmişimizin eserlerini korumaya ve yenilemeye adamış. En ufak hasarlar, küçük detaylar incelenip orijinal esere hasar getirilmeden düzeltilmeli. Bir eserin, yıllar boyu maruz kaldığı duman, toz ve pislikten arınarak, eski haline, sanatçının aklında canlandırdığı haline dönmesi fazlasıyla tatmin edici, öyle değil mi?

Ortaya çıkan sonuçlar nefes kesici olsa da, Baugmartner stüdyosunun takip ettiği, aslında basit bit felsefe var. O da, eseri yapan sanatçıya saygı duymak ve emeğine olabildiğince az müdahalede bulunup gelecek nesillere aktarmak.

Restorasyonu söz konusu olan eserin sahibi ile öncellikle bir görüşme gerçekleştirilir. Bu görüşme sürecinde kişinin istekleri ve sahip olduğu eser için umduğu düzeltmeler konuşulur. Bu süreç sona erdiğinde ise eser incelenmeye alınır. Bu vakit boyunca restorasyonu uygulayacak kişi eseri inceler. Maruz kaldığı hasar tespit edilir ve uygulanabilecek mümkün düzeltmeler göz önüne alınılır. Ardından müşteriye teklif sunulur ve iki tarafın da uygun gördüğü bir anlaşma sonucunda restorasyon süreci başlar. Ellerine geçen her eseri, en küçük detayına kadar incelemekle beraber, uyguladıkları teknikleri esere göre değiştirerek ilerlemekteler. Orijinal eserin, üzerine yapıldığı kanvas materyali, boyaların türü gibi birçok detay düşünülerek kullanılacak materyaller seçilir. Bu tür bilgilere sahip olunmasının büyük önemi var çünkü kullanılacak temizlik materyallerinin orijinal eserlere zarar vermeyeceğinden emin olunması gerekmektedir. Bununla beraber, kullanılan her malzeme önce eserin daha az dikkat çeken bir bölgesinde kontrol edilmek durumundadır. Ayrıca temizlik aşaması küçük bölgelerde gerçekleştirilerek eserin incinme riski azaltılmaktadır. Elbette yapılan tüm restorasyonişlemleri, geri alınabilecek şekilde gerçekleştirilmekte. Örneğin su ile kolayca silinen boyalara başvurulmakta. Bu felsefe, birçok konservatör tarafından aynen takip edilmekte. 

Baugmartner Fine Art Restoration stüdyosu Chicago’nun en eski stüdyosu olmakla beraber en geniş portfolyoya da sahip olmakta. 1978’de İsviçre doğumlu Agas Baugmartner Fransa’da eğitim aldıktan sonra 1971 ve 1978 yılları arasında İsviçre Sanat ve Tarih Müzesinde görev aldı. 

Oğlu Julian, 2000 yılında Üniversitede eğitim gördüğü sırada çıraklık görevini üstlendi ve bu sayede eser restorasyonu konusunda bilgi edinmeye başladı. Bu konuya büyük ilgi duyan Julian, stüdyonun açık kalması konusunda ısrarcı olarak 2011 yılında BFAR stüdyosunun tam yönetimi devraldı.

Birçok restorasyon stüdyosu genişleyip büyümeyi tercih ederken BFAR stüdyosu bilinçli olarak, orijinal stüdyoda kalarak butik bir iş sürdürmeyi seçmiş. Julian, tıpkı babası gibi eserlerin tek bir kişi tarafından restore edilmesinin en doğru yol olduğuna inanmaktadır. Bu sayede eserlerin sahipleri, daha kişisel bir ilişki sayesinde değerli sanat eserlerinin güvende olduğundan emin oluyorlar. BFAR birçok büyük organizasyonla çalışmış olsa da, az bilindik ve gelişmekte olan müzelerle de ilişkilere sahip olmakta. Bu, BFAR stüdyosunun sanata karşı sevgi ve saygısını göstermekte.

Julian sayesinde bu özel ve zor meslek birçok kişinin ilgi alanına girdi ve artık daha geniş bir kitleye sahip olan bir konumda olduğundan hak ettiği saygıyı yeni jenerasyondan da görmekte. 


Yorum ekle