CVZ Dergi

23andMe

Kişilere DNA testi sunan ve böylelikle karşılaşmaları muhtemel hastalıkları önceden bildiren 23andMe 2006’dan beri sağlık ve teknolojiyi bir araya getirerek hastalara genel sağlık durumlarını ve genetik haritalarını sunuyor. 23andMe’nin kurucuları bize hiç de yabancı değil. Google kurucularından Sergey Brin ile Brin’in eski eşi Anne Wojcicki’nin temellerini attığı 23andMe arkasındaki Google desteğiyle tıp sektöründe aktif olarak yer alıyor.

Sağlık alanında yapılmış en büyük icatlardan biri olarak nitelendirilen 23andMe, 199 dolar karşılığında hastalara kendi DNA testlerini yapmalarını sağlarken testin sonucunda genetik geçmişi ve sağlık durumları ile ilgili detayları sunuyor. Kişiler satın aldığı DNA test kitleri ile tükürük örneklerini 23andMe’ye göndererek şirketten sağlıklarının ve genetik miraslarının genel durumunu öğrenebiliyor; hangi hastalıklara yakalanabileceği konusunda ön bilgi sahibi olabiliyor ve kişiselleştirilmiş önerilerle iş işten geçmeden sağlık kontrollerine başlayabiliyor.

Bu durum hepimizin yüzünü güldürse de hiçbir şey dışardan gözüktüğü gibi değildir.Örneğin kanser hastalıklarında tedaviye alınan cevap, tümörün vücuttaki yaygınlığı ve bütünüyle alakalıdır. Bu sebeple kanserli hücrelerin erken teşhis edilmesi, tümörün vücutta yayılmadan önce hastalığın önüne geçilmesi ve tedavinin başarıya ulaşmasında kilit rol üstleniyor.

Peki ya 18 yaşındayken ileride büyük bir ihtimalle Alzheimer riskiniz olduğunu öğrenirseniz?

Anılarınızın, sevdiklerinizin, evinizin hatta isminizin yavaş yavaş zihninizden silineceğini bilerek yaşamak… Bunu çoğumuz istemeyiz herhalde. Önceden bilmenin pek bir yararı yok çünkü hafıza kaybını atlatmak için yapabileceğiniz çok az şey ve sevdiklerinizle geçireceğiniz zamanı uzatmak için çok az tedavi bulunuyor.

Belki hastalığa hiç bir zaman yakalanmayacaksınız ve 100 yaşınıza kadar sağlıklı bir biçimde yaşayacaksınız. Ölürken etrafınız sevdikleriniz, çocuklarınız, torunlarınız ve onların çocukları ile sarılı olacak. Ama belki de olmayacak.
Ne zaman hastalanacağınızı kesin olarak tahmin etmenizin ya da hastalandığınızda ne kadar ciddi hastalık olduğunu bilmenizin bir yolu bulunmuyor. 23andMe sadece risk belirtiyor, hastalığa yakalanıp yakalanmayacağınızı söyleyemiyor. Bu riski bilmek, hayatınızı nasıl yaşayacağınızı değiştirecek. Çoğu insan, özellikle de gençler, bu yükü taşımayı istemiyorlar.

Olumlu ve olumsuz yönlerini bulunan 23andMe şirketinin yönetim kurulu üyesi bir röportajda ”kitler temel bilgileri elde etmek için esastır, buradaki asıl amaç kit satarak para kazanmak değil.” diyor.Yani, ürün kit değil ürün sizsiniz. Genetik bilgilerden oluşan dev bir veri tabanı vardır, şirket gider ve bu verileri başka şirketlere satar.

Bunların çoğu, sadece büyük miktarlarda genetik bilgiye erişilerek yapılabilen, bilimsel araştırmalar yapan şirketlerdir. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü (National Health Institute) gibi devlet organları bile, hastalıkların nesilden nesile aktarılan sebeplerini daha iyi anlamak için bu verileri kullanmaktadır.Şirket bilgilerin üçüncü taraflarda paylaşılmayacağı güvencesini verse bile sadece Y kromozomlarındaki kısa tekrarlara bakılarak ve soy araştırması veri tabanına girilerek bir kişinin soyadı tespit edilebilmektedir.

Kısacası 23andMe aracılığıyla soyunuzu,hastalık risklerinizi öğrenmek tamamen size kalmış.Faydası ise hangi bakış açısından baktığımıza bağlı 🙂

Beyzanur Yoldaş

Yorum ekle